Orta Doğu’da yaşanan karşılıklı askeri hamleler, bölgede büyük bir savaşın yaklaştığı izlenimini verse de aslında diplomatik bir satranç oyununun işareti olabilir. İran’ın İsrail’e yönelik füze saldırıları ve İsrail’in ardından gerçekleştirdiği misilleme, sadece askeri zafer arayışı değil, tarafların masadaki konumunu belirleme amacını taşıyor. Analistlere göre, Washington’ın doğrudan bir savaşa girmekten kaçınma tavrını fırsat bilen İran, krizi…
Orta Doğu’da yaşanan karşılıklı askeri hamleler, bölgede büyük bir savaşın yaklaştığı izlenimini verse de aslında diplomatik bir satranç oyununun işareti olabilir. İran’ın İsrail’e yönelik füze saldırıları ve İsrail’in ardından gerçekleştirdiği misilleme, sadece askeri zafer arayışı değil, tarafların masadaki konumunu belirleme amacını taşıyor. Analistlere göre, Washington’ın doğrudan bir savaşa girmekten kaçınma tavrını fırsat bilen İran, krizi müzakerelerdeki elini güçlendirerek çözüme ulaşmayı hedefliyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İsrail’e yönelik askeri operasyonların ardından yaptığı açıklamada, sahadaki gücün doğrudan diplomasiyi desteklediğini belirtti. “Diplomasi ve savunma, ulusal gücün iki kanadıdır; ne meydanı ne de müzakere masasını terk ettik” diyerek Tahran’ın stratejisini açıkça ortaya koydu. İran, ABD’nin seçim öncesi büyük bir bölgesel savaşa girmeyeceğini öngördü ve risk almayan Washington karşısında askeri olarak geri adım atmayacağını göstererek nükleer anlaşma şartlarını kendi lehine şekillendirebilecek bir konuma geldi.
İran’ın masadaki öncelikleri arasında ABD’nin uyguladığı liman ablukası ve ağır yaptırımların hafifletilmesi, dondurulmuş petrol gelirlerine erişim sağlanması ve İsrail’in Hizbullah’a yönelik operasyonlarına sınır getirilmesi bulunuyor. Tahran, Hizbullah’ı kendisine yönelik İsrail saldırılarını engelleyen bir güç olarak görüyor ve onun zayıflamasını ulusal güvenliği için bir tehdit olarak değerlendiriyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile “çok iyi bir anlaşmaya” yakın olduklarını iddia etmesine rağmen İran’ın taleplerine peşin taviz vermek istemiyor. Trump, İran’ın dondurulan varlıklarının serbest bırakılması talebine net bir şekilde karşı çıkıyor. Bu tutum, müzakerelerin uzamasına neden olurken, İran’ın elde ettiği diplomatik avantajı nakit ve stratejik kazanca dönüştürme becerisi, Orta Doğu’da kalıcı bir barışın mı yoksa yeni bir çatışma dalgasının mı geleceğini belirleyecek.
Reklam & İşbirliği: [email protected]